Ergenlik: Sıkıntılı Yıllar
Sara Villanueva - İletişim Yayınları
Ergen Çocuklarımıza Keyifle Ebeveynlik Etmenin Yolları
Ergen ebeveynliğini kendi çocuklarıyla birden çok kez tecrübe etmiş olan akademisyen bir annenin hayli anlaşılır bir dille ergenlik dönemini kısaca anlattığı bir düz metin. Ergenlik dönemine girecek çocukları olan ebeveynler için kendine çeki düzen vermeye giriş kitabı ya da bu süreçte neyin normal olup olmadığına dair şüphelerinizi gidermek için iyi bir rehber.
Her ne kadar beni doğrudan ilgilendiren bir mesele olmasa da, sosyal ilişkilerde, işyerinde, evliliklerde, … yetişkinlerin nasıl bu kadar şuursuz (bilinçsiz) hale gelebildiklerini hep merak ettim. O yüzden bu gibi başlıklar ilgimi çekiyor. Sanki yetişkinlere dair soruları da yanıtlıyor gibi geliyor böyle kitaplar.
Diğer yandan kardeşim bu süreci tecrübe etmek üzere olan bir ebeveyn. İşten yorgun argın gelip koltukta uyuyakalacağı için önersem de kitabı okuyup bitiremeyecek. Onun yerine okuyup özetini çıkarttım. 😄
👉 Başlamadan Önce Önemli Not: Olabildiğince özen göstersem de, altta tuttuğum notları yanlış anlayarak, hatalı özetleyerek eklemiş olabilirim. O yüzden doğru kaynak her zaman kitabın kendisi.
3 Temel Dönüşüm: Biyolojik, Bilişsel ve Sosyal.
Çocuklar, ergenlik çağına geldiğinde, ebeveynler artık onların gözlerinde birer süper-anne/baba olmaktan çıkar. En havalı, en bilgili, en güçlü, … değiller artık. Çünkü 3 ayrı geçiş olur bu dönemde hayatlarında:
- Biyolojik, (buluğ)
- Bilişsel, (tutum/davranış)
- Sosyal. (arkadaşlar/çevre)
Bilişsel Dönüşüm:
Bilişsel değişiklik çok önemli bir şeyi beraberinde getirir. Çocuklar bir yandan kendi düşünme süreçlerinin farkına varırken bir yandan da diğer insanların düşünme süreci hakkında düşünmeyi de öğrenir.
Bizim gibi yetişkin ilişkisini büyük olandan küçüğe doğru bir tahakküm (hükmetme) ilişkisi olarak gören toplumlarda bilişsel dönüşüm yalnızca bir “isyankâr ergen tribi” olarak değil; bir şeytanlaştırma, marjinalleştirme, ayrımcılık uygulama aracına da dönüşebilir. Bu cahil toplumun içinde çocukları yalnızlaştırmamak için bu bilişsel değişimi bir “sorun” olarak değil, bir “ilerleme/olgunlaşma” olarak görmek ve desteklemek daha doğru bir yaklaşım kanımca.
Sevgi: Çocuğum artık beni sevmiyor mu acaba? Cevap: Hayır! Bu dönemde keşfedecek onlarca yeni duygunun, tecrübenin, … onları beklediğini anladılar. Tabii ki size olan ilgileri azalacak. Fakat sevgileri değil!
Çocukların yaşamdaki öncelikleri değişir fakat bu sizi sevmedikleri anlamına gelmez.
Aile İçindeki Roller: Bir ona karışmadığın kalmıştı, ona da karış evladım olur mu!
Aile içindeki roller de değişir. Her şeye karışmaya başlarlar, çünkü artık kendi fikirleri var. Bu yüzden sizin de fikirleriniz ve rolleriniz değişmek zorunda. Bunu bir iktidar kaybı olarak görmemek gerekir. Bilakis (tersine) bu artık çocukların bir kimlik inşa ettiğinin göstergesidir.
Uyku: Neden bu çocuğu yataktan kaldırmak bu kadar zor?
Yetişkin olana kadar daha çok uyumak isteyecekler, hatta hep uyumak isteyecekler. Hep tersinden kalkacaklar yataktan. Normaldir. Çünkü uyku düzenleri tersyüz oluyor. Kış uykularından uyandırmak için ne yapılabilir?
- Onun gözünden bakmaya çalışın, o yaştayken kendinizi düşünün,
- Homurdansın, üstünüze alınmayın,
- Çalar saati kullanmayı öğretin. Geç kalırsa hangi -fazladan- sorumlulukları alması gerekebileceğini hatırlatın.
Muhakeme (akıl yürütme) ve Şüphecilik Yetenekleri: En sevdiğim kısım bu oldu kitapta, çünkü bu yetenekler aynı zamanda ebeveyn-çocuk arasındaki iktidar ilişkilerinin yıkılması, daha eşitler arası bir şekle dönüşmesi anlamına geliyor.
Küçük çocuklar olayları mutlak kavramlarla değerlendirir; onlar için bir şey ya siyahtır ya da beyaz. Oysa gençler aradaki tüm gri tonları görmeye başlar. Yeni edindikleri bu zihinsel beceriden ötürü, şüphecilik ergenlik sırasında olağan bir nitelik kazanır ve gençler her şeyi sorgulamaya başlar.
Bencillik: Çocuklar bencil birer göt gibi davranmaya başlayacak. Sen besle büyüt, karnında taşı, okut, o kendinden başka hiçbir boku düşünmesin. İnsanın nasıl da hırsla bağırası geliyor bu gibi cümleleri değil mi? 😄 Ama bu da hayli normal bu dönemde.
Bilişsel gelişmenin bir diğer yönü de benmerkezci düşünmenin kapısını sonuna kadar aralaması ihtimali.
Hayali İzleyiciler: Benim için okuması en zor konulardan bir tanesi “hayali izleyici” denilen kavram oldu kitapta. Çünkü modern çağın “Like” kültürü bu yangına bolca benzin taşıyor.
Gençler her davranışlarının -özellikle akranları- tarafından görülebildiği yanılgısıyla yaşıyorlar. Yani verdikleri her karar bu hayali izleyicinin bakışları altındaymış gibi şekillenebiliyor.
Burada, henüz kendi bedenleriyle barışık olmayı becerememiş “modern cahil” ebeveynlerin nasıl olacak da çocuklarına örnek olacaklarını bilmiyorum. Protein tozuyla beslenenler, amaçsız bir şekilde ölümüne egzersiz yapanlar, çocuklarını estetik operasyonlara giderken yanında götürenler, … İnsanın elinden üzülmekten başka bir şey gelmiyor.
Saçmalamanın Sınırları: Hepimiz saçmaladık bu dönemde! 😄 Onlar da saçmalayacak. Siz yine de sınırları kontrol edin.
Kitaptan modern örnekler:
- Göze votka dökmek,
- Uyuşturucu kullanmak,
- Direksiyonu bırakıp, hareket halindeki arabanın üstüne çıkıp dans etmek, …
Karar Mekanizmaları:
Ergenler bir kararın sosyal sonuçlarına yetişkinlerden daha çok önem verir. Dışlanmamak, cool olmaya devam etmek, akran baskısından/zorbalığından kurtulmak, … birkaç olası sebep.
Hata Yaparak Tecrübe Etmek:
Her ne kadar fikirleri, davranışları zaman zaman tamamen anlamsız gelse de çocuklar bu bilişsel dönüşüm sürecini tecrübe etmek zorunda. Hatalarla. Çünkü ellerinde felaket güçlü/eğlenceli ve yeni bir oyuncak var ve ne işe yaradığını anlamak istiyorlar. Onlara alan açmak yetişkinlerin görevi. Tembelliğe yer yok, nasıl yapılacağını öğrenmek zorundasınız.
Ebeveyn Çocuk İlişkisi ve Kutuplaşma: Şimdiden geçmiş olsun anneler. 😀
Çocuğumu hep seviyorum, ama bazen ondan hoşlanmıyorum. Evet bunu yüksek sesle söylemese de zaman zaman düşünüyor ebeveynler.
- “baba/oğul”, “baba/kız”, “anne/oğul”, “anne/kız” kutuplaşması içinde en zor olanı “anne/kız” kutuplaşması.
- Çocukların kurtarıcıları/kahramanları olmak yerine her zaman güvenebilecekleri bir kapılarının olduğu mesajı çok daha güçlü.
Başlarını belaya soktuklarında ilk sizi arayacaklarından emin olacak güveni vermek en iyi çözüm olurdu gibi geliyor bana.
Ergen Krizi: Gören de dünya yanıyor sanacak! (bu arada yanıyor gerçekten ama konumuz o değil)
Çocuklarınız, her sorunu dünyanın en acil çözülmesi gereken problemi gibi yansıtacak. Bunu kendinize alttaki gibi sorular sorarak yönetmeyi öğrenin.
- Gerçekten acil bir durum mu?
- Hiçbir şey yapmasam ne olur?
- Her şeyi çözsem ne olur?
3 Özerklik, 3 Kopuş:
Roller değişti, artık siz eski kafalı ebeveynlersiniz, çocuklarınız yeni nesil.
- Duygusal Özerklik, (artık sizin duygusal parçanız olmak zorunda hissetmiyorlar)
- Davranışsal Özerklik, (bağımsızlık)
- Değer Özerkliği. (artık çocukluktaki gibi ödül/ceza ile değil daha soyut ve karmaşık değer yargılarına kavuşurlar)
Çocuğunuzu her ne olursa olsun sevip desteklemenin ne denli büyük bir etki yarattığını aklınızın/kalbinizin bir köşesinde tutun. İlişkiniz illa ki günün birinde karşılıklı saygı ve hayranlık dolu bir ilişkiye dönüşecektir.
Cinsellik:
En zor kısım evrensel olarak cinsellik olsa gerek. Artık hem çocuğunuz hem de akranları biyolojik olarak üremenin mümkün olduğu yaşa geldi. Haydi, çocuklarımızı 30 yaşına kadar eve kapatalım ve bu konuyu geçiştirelim. Yok öyle yağma. 😀 Hazır hissetseniz de hissetmeseniz de bu konu konuşulacak. Bir kez de değil, bu bir eğitim süreci.
- Eğer siz konuşmazsanız en iyi ihtimalle internetten öğrenecekler. Bu mesele hâlâ en az bilinen, tabularla, şehir efsaneleriyle yayılan bir mesele. Bunlardan daha kötü yol gösterme şansınız yok, cesur olun.
- Çocuklar bedenlerini 3-4 yaşlarından itibaren zaten öğrenmeye başlıyorlar. Hatta tahmin ettiğinizden/tanık olduğunuzdan çok daha önce mastürbasyon yapmaya başlayabiliyorlar.
- Meseleyi öğretmenlere havale edip kurtulduğunuzu sanmayın.
- Kitapta buluğ çağıyla ilgili yaş, cinsiyet, süre, etnik grup farkları, süreci etkileyen faktörler, … gibi istatistikler de var.
- Uzun sözün kısası şu, sevgili ebeveynler, yavrularımız istesek de istemesek de buluğ çağına erecek ve sekse ilgi duyacaklar. İnkâr edemeyeceğimiz bu güzel ve ürkütücü gerçeği kabullenmemiz şart.
Biz Orta Doğu’da yaşıyoruz. Öğretmenler büyük ihtimalle bir dizi tabu, politik sebep, kişisel cehaletleri, … yüzünden meseleyi “yes yes” deyip geçiştirecekler. Öğretmenlerden beklentilerinizi çok yüksek tutmayın.
İnternet her ne kadar çöplük olsa da, bu konuda sağlıklı kaynaklara da ulaşmak mümkün. Biraz vakit harcayıp doğru/güvenilir olanları filtreleyebilirsiniz.
Akran Grupları ve Kimlik Denemeleri:
Akran grupları 2 gruba ayrılabiliyor. “Klikler” (ufak arkadaş grupları, ortak faaliyet, …) ve “Kalabalıklar” (daha genel gruplar; inekler, süslüler, sporcular, …). Gençler bu kimlikler arasında sık sık denemeler yapıp rol değiştirecekler. Evin içinde bir gün kaykaycı, bir gün kitap kurdu, bir gün çalışkan çocuk, bir gün solist, … görmek şaşırtıcı değil.
Şunu unutmamak lazım ki, nihai (son) belirleyen evin içindeki ebeveyn kültürü olacak.
Akıllı Telefon: Sadece gençlerin değil yetişkinlerin de en büyük sorunlarından bir tanesi. Bilinçli kullanmayı öğrenip, örnek olmaktan başka çare yok gibi geliyor bana.
Akıllı telefonlar birer sosyalleşme aracı ve eskiden kullandıklarımızdan çok daha başarılı. Bu teknoloji, bu haliyle hayatlarının bir parçası olacak.
Flört ve İlişkiler:
Erken ergenlikten yetişkinliğe giden süreçte flört, telefon numaralarının paylaşılması, el ele yürümekle başlayıp, yetişkinlere benzer derin duygusal ilişkilere doğru evrilir. Bu süreçteki ilişkileri gelecekte yaşayacakları olası toksik durumlara hazırlık için bir süreç olarak görebilirsiniz. Hem gençler hem de erişkinler için iki tip ilişki:
- Kötü (Felaket) İlişkiler: Tenkit, Savunmaya Geçmek, Aşağılamak, Duvar Örmek.
- İyi (Harikulade) İlişkiler: İyi İletişim, Takdir Etmek, Etkileşimde Kalmak, Pozitif Yaklaşım.
Erkek-Kadın eşitsizliğinin ayyuka (göğün en yüksek yeri) çıktığı bir toplumda seks’i gençlere anlatmak çok zor olsa gerek ebeveynler için. Dil her ne kadar belirleyici olmasa da bir gösterge olarak yaşadığım mahalledeki genç kız çocuklarının “amına koyarım” diye küfür etmesi bana sıra dışı geliyor. Ama sadece erkekleri eğitmek bile büyük ilerlemeye sebep olur diye düşünüyorum.
Çocukların kafası cinsellikle ilgili çok karışık olacak. Bir yandan toplumsal bir tabu ve evlenene kadar kaçınılması gereken şey olarak karşılarına çıkan şey diğer yandan kitaplarda, filmlerde, sosyal medya da, olağanüstü güzellikte bir şey olarak sunuluyor.
İçki ve Uyuşturucu: Uyuşturucunun kolayca dolaşıma girdiği ülkelerde yaşıyorsanız fazladan özen göstermeniz gereken bir konu olabilir. Çünkü çok kolay erişilebilir maddeler olabiliyor böyle yerlerde.
Bu konunun konuşulması önemli. Gelişim çağındaki bir gence biyolojik ve psikolojik olarak verebileceği zararlar uygun bir dille anlatılabilir.
Yeme Bozuklukları: “Anoreksiya nervoza” ve “Bulimia nervoza” psikiyatri/klinik psikoloji uzmanlıklarının konuları olan yeme bozuklukları hastalıkları. Eğer şüpheleriniz oluşursa ilk adres bir uzman hekim. Burası veya başka bir blog değil.
Anoreksiya ve Bulimiya birer hakikat, farkındalık çok önemli.
Ebeveynlerin Özgüven Kaybı:
Çocukların boylanıp poslanmaları, daha çekici görünmeleri, güzelliklerinin zirvesindeymiş algısı, ebeveynlerin kendilerinde de bir özgüven kaybına sebep olabilir. Artık genç/güzel olmadıklarını hissedebilirler. Bu da dünyanın en normal şeyidir.
Ergen ebeveynleri yaşları gereği bir yandan çoktan yaşlanmış kendi ebeveynlerine bakma sorumluluklarını yerine getirirken diğer yandan da kendi ergen çocuklarının sorunlarıyla ilgilenmek zorunda. Bu hiç de kolay bir iş değil.
Ebeveynlerin Kendi İhtiyaçları:
Ebeveynler olarak kendi ihtiyaçlarınız olduğunu da unutmayın. Kendinize sosyal alanlar açmaya çalışın. İçinizi dökecek bir yakın/arkadaş, sanal gruplar, komşular, diğer ergen ebeveynleri, blog yazarları, … Bunlar yalnız hissetmemek için gidilebilecek kapılar olabilir.
Helikopter Ebeveyn: 40 yaşına kadar çocuklarınızın ayakkabısını bağlayamazsınız.
Çocukların her eksiğini arkasından toplamaya çalışan ebeveyn olmaktan kaçının. Bazı şeyleri siz olmadan öğrenmek zorundalar.
Ebeveyn olarak bütün sevgimizi, paramızı, vaktimizi ve enerjimizi, iyi yürekli, aklı başında ve kendi ayakları üzerinde durabilen bir insan yaratmaya adıyoruz. Gelecekte bir gün bu insanı kanlı canlı göreceğiz ve bu durur duyacağımız bir şey olacak.
Yasaklar:
Çocukların biyolojik, psikolojik, sosyal olarak kafaları yeteri kadar karışık olacak, buna bir de katı yasakları eklemeye gerek yok. (Bu sonsuz özgürlük vermek anlamına da gelmiyor.)
Günlük Ebeveyn Rutini: Ben ebeveynlerimden böyle bir hediyeyi almak isterdim.
Yazar, kitabın sonunda bir “günlük rutin” zaman çizelgesi paylaşmış. Belki bugün bu -gerçek olması mümkün görünmeyen- çizelgeyi yazıp gelecekte siz de çocuklarınızla paylaşabilirsiniz.
Kapanış: İlgilenenler için yazarın ileride; bekar ebeveynlik, boşanma ve melez ailelerin kaotik dünyası konularıyla ilgili yazı yazma planları da varmış.
Gençken sağlıklı bir şekilde yapamadığınız şeyler için çocuklara alan yaratın ve bir şans verin, geleceğe yapılabilecek büyük yatırımlardan birisi bu.
Ergenlik sonsuz bir süreç değil, başlayacak, bitecek ve her şey yoluna girecek. Burada verdiğiniz her doğru tepki, ileride çocuğunuzla kuracağınız mükemmel bağın bir altyapısı olacak.
Ergen olmak çok zor. Asla akıldan çıkartılmaması gereken bir şey. Dünya ışık hızıyla değişiyor. Fakat bu dönemde gençlerin herkesten çok ebeveynlerine ihtiyaçları var. Bunu iyiye çevirmek de yetişkinlerin elinde.
👉 Bitirmeden Önce Önemli Not: Olabildiğince özen göstersem de, yukarıda tuttuğum notları yanlış anlayarak, hatalı özetleyerek eklemiş olabilirim. O yüzden doğru kaynak her zaman kitabın kendisi.
Yaz - 2024