Küçük Yuvarlak Taşlar
Melisa Kesmez - İletişim Yayınları
Bir çekirdek ailenin birbirinden kopuş öyküsünü her bir karakterin (anne, baba, çocuk) gözünden ayrı ayrı anlatan kısa bir roman. Daha çok tekil hikâyelere odaklanan fakat mekanlar, olaylar, yaşanmışlıklar üzerinden bunları birbirine bağlayan bir anlatı.
Nergis, Elif ve Mehmet, dağılan bir ailenin üç karakteri. (Bir de yan karakter sayılamayacak kadar güçlü bir Gülsüm.) Bir ayrılık sonrası, her biri hikâyenin kendiyle ilgili kısımlarını anlamlandırmaya çalışıyor.
Gülsüm’ün vicdanı ve iyi kalbi zaman zaman ana hikâyeden rol çalıyor.
Bir şey demedi. Ne dese utanacağımdan emin, sustu, perişanlığımı merhametle karşıladı.
Gülsüm beni doğurmayan annemdi. Bu dünyadan kaçıp saklandığım ağaç kovuğum.
Nergis’in depresyon betimlemeleri çok gerçekçi.
Perdeler bir gıdım güneşe tahammülsüz, sımsıkı kapalı. İçerisi muhakkak kötü kokuyor. Balkonda biriktirdiğim boş Tuborg şişeleri artık içerilere taşmış, mutfak masasının altını, antreyi doldurmuşlar.
Gönülsüz ebeveynlik, Nergis’in farkında olduğu ama karşı da gelemediği bir his.
Gönülsüz ebeveynlik bir çocuğun başına gelebilecek en fena şeydi. Ben Elif’in talihsizliğiydim. Mehmet ise onun başına gelen en güzel şeydi.
Birinin annesi olmak, aile olmak iyi bir fikir gibi gelmişti. “Ben ne bok yedim!” duygusu içimde kabardıkça kabarıyor, çaresizlik içinde odadan odaya kaçıyor, Eliften kaçamıyordum. Annelikte kaçmak yoktu.
Kimsenin annesi olmadığım eski beni özlüyordum. Hayatımı, kimsenin annesi olmadığım hayatımı geri istiyordum.
Ana eksende çok mutlu bir hikâye olmasa da yaşama sevinci terk edilmiyor kitapta.
Ölümü hiç aklıma getirmem ben. Yaşam dururken ölüm bokumu yesin affedersin.
Ebeveynliğin biyolojik bir durumdan çok dürüst bir güven ilişkisi olduğu vurgularını çok sevdim. Nergis’in hikâyesi, Yasemin’le İpek’in hikâyesi, yavrularını reddeden kedilerin hikâyesi, …
Karakterler genç olmasa da, hikâye bugün genç olanın 20 yıl sonrasına bakıyor gibi hissettim. Moda sahildeki mutsuz, beyaz yaka, orta sınıf bir İstanbullunun her gün yaşanan dramı gibi. Bir çeşit, vaktinde yapılamayan şeylerin birikme hâli.
Tam gideceğiz, birden arabadan inip gerisin geri koşarak mezarlığa girdi. Birkaç dakika sonra geri geldi. “Bir şey demeyi unutmuşum …”
Nergis bencil ama bencilliğinin de farkında. Kızının babasını seçmesi bir yandan kalp kırıcı ama bir yandan da haklı geliyor. Üzücü ama ben böyleyim hissi de baskın bir yandan.
Kitaptaki karakterler bencil, mutsuz, … filan olabiliyor ama kötü değiller. Yazar da bir röportajında böyle karakterlerin çok az olduğunu ama kötü karakter de yazamadığını söylüyor. [1] Özellikle erkek karakterler dikkat çekici. Bu kitap bana feminist anlatıcılar acaba kötü erkek karakterinin kolaycılığına mı kaçıyor diye düşündürmedi değil. Zira burada da bir kadın hikâyesi var. Hayatını yaşamak istiyor. E biraz da bencil. İlla kötü bir adam eklemek zorunda mıyız bunu meşrulaştırmak için karakterin hayatına? Cevabını bilmiyorum. Yalnızca babasının götün biri oluşuna, Nergis’in öyküsüne anlam katmak için kısaca değinilmiş anladığım kadarıyla.
Her akşam sokağın başında dizel arabasının sesini duyunca anne-kız cennetimizin birazdan çalacak zille bozulacağını bilirdik.
Metindeki karakterlerin ayırıcı bir kelime dağarcıkları yok gibi geldi bana. Daha çok yazarın ortak dili tüm karakterler için kullanılmış gibi. Bir de birey birey anlatılar çok güçlü ama genel öykü neyi anlatıyor sorusuna ancak genel bir yanıt verilebiliyor kitabı bitirince. Sevgi, yalnızlık, yarım kalmışlıklar, … (Bunun olumsuz bir şey olduğunu düşünmüyorum.)
Sözlük: poplin bir çeşit ince kumaş (Fransızca) - biteviye tekdüze, değişmeksizin - paçuli aromatik bir bitki - topik tahin, nohut, patates ve soğanla yapılan meze - çarnaçar ister istemez (Farsça) - mecal güç, derman - hafakan sıkıntı, çarpıntı - itimat güven - mendebur asık suratlı, sevimsiz - müşfik sevecen, şefkatli - mütevellit -den doğmuş, ileri gelmiş - kazulet (halk ağzı) kocaman - sintine geminin içinde en alt bölüm - ekseriyet çoğunluk, çokluk - kızılgerdan güzel ötüşlü bir kuş - feragat el çekme - meşakkat güçlük - merhale derece, aşama, evre - mürekkep -den oluşmuş - handiyse hemen hemen, neredeyse - bittabi doğal olarak, haliyle
Sonbahar - 2024